Ana Sayfa İç Gündem Ülke Gündemi Dünya Gündemi Kütüphane Etkinlik Kültür -Sanat- Bilim Haber - Analiz Caferider
GÜZEL ÜLKEMİZİN BİRLİK VE HUZURUNU BOZMAK İSTEYENLERE DİKKAT!
Mehdi AKSU
Güzel ülkemiz dış mihrakların ve piyonlarının eli ile bir fitnenin girdabına düşürülmüştür.Güzel ülkemiz yüzyıllardan beri çeşitli ırklardan, farklı inançlardan ve farklı mezheplerden olan insanları kardeşçe kendi bağrında barındırmıştır. Yüz yıllar boyunca bu güzelim ve bereketli topraklarda yaşayan insanlar yan yana kardeş gibi yaşadılar ve böyle de yaşamaları gerekir. Ama ne yazık ki farklı ırklardan ve farklı mezheplerden olan bu milletin kardeşçe yaşamaları bir takım karanlık elleri rahatsız ettiği ve bu karanlık ellerin amaçlarına ulaşmasında engel olduğu için, bu karanlık eller kardeş olan bu halkın arasına fitne ve fesat tohumları ekmek istemektedirler. Bu uğurda da her türlü malzeme ve yolu caiz görmekte ve kullanmaktadırlar. Bu tür zihniyetler kurt misali “kurt sisli havayı sever” mantığını güttükleri için havayı daima sisli göstermek isterler. Suyu bulandırıp bulanık sudan balık avlamak isterler. Oysa hangi ırktan ve hangi mezhepten olursa olsun, güzel ülkemizin şuurlu, basiretli kanaat önderleri, siyasetçileri, akademisyenleri, din âlimleri, sivil toplum kuruluşları kurt zihniyetli insanlara karşı toplumu bilgilendirmeli ve bu konuda gereken açıklama ve çalışmaları yapmalıdırlar.
 
Biz bu ülkede Sünnisi, Alevisi, Şiası, türkü, kürdü, lazı, çerkezi, abazası, azerisi ile aynı geminin yolcularıyız. Gemiye bir felaket bir fırtına yöneldiği zaman hepimizi tehdit eder ve cümlemiz zarara maruz kalırız. Unutmamak gerekir ki, çıkarcılar, bukalemunlar, sisli havayı seven kurtlar, suyu bulandırmak isteyen balık avcıları için ülkemiz, bölgemiz ve Müslümanların vahdeti vahşettir. Ülke, bölge insanları ve Müslümanlar olarak bu vahşeti bu tür zihniyetlere yaşatalım.
 
Birliğin, maneviyatın, insan gibi insaf ile yaşamanın, bireysel ve kitlesel tekâmülün önündeki en büyük engel, cehalet, çıkar, dış mihraklara bağımlı olmak ve nefstir. İşte bu şeytani sıfatlar sebebiyle birlikler tefrikaya, kardeşlikler düşmanlığa, zenginlikler fakirliğe, özgürlükler köleliğe dönüşüyor ve Müslümanlardan bazıları ne yazık ki imanın kıymetini, kardeşliğin faziletini, birliğin dirlik ve esenlik oluşunu bilemiyor.Oysa birliğimize, kardeşliğimize, topraklarımıza, kaynaklarımıza susayan emperyalizm ve siyonizm, bizi bölüp parçalamak ve bu parçaların da bir araya gelmemesi için ne oyunlar sergiliyor, ne tuzaklar hazırlıyorlar.
Fitne insanın ve toplumun karşısına farklı farklı kimliklerle, elbiselerle çıkabilir. Hz. İmam Ali (a.s) şöyle buyuruyor: " İki yaşındaki deve gibi olunuz. Zira onun binilecek sırtı ve sağılacak memesi yoktur." Yani insan fitne ve fitnecilere karşı kendisini merkep etmemeli ve sağdırıp sömürtmemelidir. Toplumda hak ve batılın, doğru ile yanlışın birbirinden ayrılmasının güçleştiği her dönemde o toplumun fitne ile yüzleştiğini söylemek mümkündür. 
 
İslam tarihinde de Müslümanların fitne ile karşı karşıya geldikleri ve bunun sonucunda büyük zararlara uğradıklarına tanık olunmuştur. Müslüman bir insan teklif ve dini vazifesi gereği her zaman hakkı savunmalı, haksızlığın ve batılın karşısında durmalı ve ülkemizin birlik ve bütünlük dokusunun bozulmaması için kardeşlik ruhu ile hareket etmelidir.
 
 Otuz yıldan fazla bir zaman tvlerde, gazetelerde, mecmualarda ve her fırsatta kendileri gibi inanmayan ve düşünmeyenleri takiyecilik ile münafık tanıtmaya çalışanların bizler tarafından malum olan karanlık çehreleri kamuoyu tarafından tamamen anlaşılmış oldu. Bunlar otuz yılı aşkın bir zaman haktan faydalanarak kendilerini kamufle ettiler ve kendilerine vatan perver, hak kisvesini büründürerek bir bukalemun gibi renk değiştirerek fiillerini sergilediler. "Sakın dünya yaşayışı aldatmasın sizi ve sakın hilebaz Şeytan, aldatmasın sizi Allah hakkında."( Fatır, 5)
Kıssadan hisse; Her din anlatana, din adına ağzı her laf yapana, inanmamak gerekir. Onun için bu gün yaşananlardan dersler çıkararak dikkatli olmak ve din inançlarımızı anlatma ve öğrenme noktasında emaneti ehil/samimi ilim adamlarına vermek gerekir. 
Paylaşım :
Mail Yazdır Yorum Yaz 0 Yorum
27-08-2016 10:49 - 1052 Okunma
Mehdi AKSU yazarın diğer yazıları [ Tümü ]
EMEK VE HİZMETE KADİR ŞİNAS OLMAK! 15-11-2017 tarihinde eklendi
TEFEKKÜRSÜZLÜKTEN TEKFİRCİLİĞE! 31-10-2017 tarihinde eklendi
KÖTÜLÜK YAPTINMI KORK ÇÜNKÜ...! 21-10-2017 tarihinde eklendi
DOĞRULUK/DÜRÜSTLÜK VE ÖNEMİ! 03-10-2017 tarihinde eklendi
RİYAKÂRLIK; İÇİMİZİ KEMİREN MİKROP! 26-09-2017 tarihinde eklendi
DİNSEL YOBAZLIK! 18-09-2017 tarihinde eklendi
GADİR-İ HUM’U BİR DE BÖYLE ANLAMAK! 12-09-2017 tarihinde eklendi
GADİR-İ HUM’U BİR DE BÖYLE ANLAMAK-1 07-09-2017 tarihinde eklendi
ZAMANI OKUMAK! 04-09-2017 tarihinde eklendi
FACEBOOK KARNESİ! 30-08-2017 tarihinde eklendi
Caferider Web TV
Video Galeri
Foto Galeri
Yazarlar Tümü
Mehdi AKSU
EMEK VE HİZMETE KADİR ŞİNAS OLMAK!
İbrahim ŞEREN
RAMAZAN ÖZLE BULUŞMA AYIDIR
Av. Sinan Kılıç
İnnaLillahi ve İnnaİleyhiraciun
Şirali Bayat
GADİR-İ HUM OLAYININ TANITIMI VE ARAŞTIRMASI KİTABI
Kasım Alcan
Hiç olmazsa dünyanızda özgür kişiler olun
Celal Özer
Aşık ve Dünya Sevgisi
Abdullah Turan
İmam Mehdi'nin Dünyaya Geldiğini İtiraf Eden Ehl-i Sünnet Âlimleri
Seyyid Ahmedi Safi
Tüm Müslümanları ilgilendiren önemli sorun
Musa Ayaztekin
Muta Nikahı Nedir, Ne Değildir?
Çayan Uludağ
Mekteb-i Kerbela
Namık Kemal Zeybek
Osmanlı'da Alevi Katliamı
Hüseyin Çaça
Kerbela Hadisesi-1-
23-11-2017 | Ana Sayfa | Ana Sayfam Yap | Sitenize Ekleyin | Künye | Foto Galeri | Video Galeri | Yazarlar | İletişim | RSS
CaferiDer ® 2012  
Sitede bulunun içerikler ve analizler kaynak gösterilerek alıntılanabilir Tasarım & Yazılım : Network Yazılım