Ana Sayfa İç Gündem Ülke Gündemi Dünya Gündemi Kütüphane Etkinlik Kültür -Sanat- Bilim Haber - Analiz Caferider
Suudi Rejim İngiltere’nin Desteğiyle Yemen Halkını Katlediyor
Lübnanlı siyasi analist Merve Osman, İngiltere’nin Suudi Arabistan’a silah satmaya devam etmesini kınayarak; “Londra, masum Yemen halkına karşı işlenen savaş suçunda Riyad’ın ortağıdır” dedi
Paylaşım :
Mail Yazdır Yorum Yaz 0 Yorum
16-01-2017 07:35 - 176 Okunma
Lübnanlı siyasi analist ve Lübnan Üniversitesi Öğretim Üyesi Merve Osman, Tesnim Haber Ajansı’na şunları söyledi:
 
“Yemen’deki bu katliam ve savaş suçları sadece Suudiler tarafından gerçekleşmiyor.  Al-i Suud’a silah satan bütün hükümetler ve hakkında savaş suçu iddialarda bulunmasına rağmen, Suudi Arabistan’a silah satımını şiddetle destekleyen ve açık bir şekilde savaş yanlıları ile ilişki kurmakta ısrar eden ve bu eylemlerini de İngiltere sokaklarında güvenlik sağlamak istiyoruz diye savunan David Cameron’dan, İngiltere’nin mevcut Başbakanı Theresa May’a kadar herkes, işlenen bu suçlara, cinayetlere ve 22 aydır dökülen masum Yemenlilerin kanına ortaktır.
 
İngiltere Başbakanı açık bir şekilde onun için uluslararası hukuku ihlal eden işgalci rejimlere silah satmanın bir sorun olmadığını çünkü Suudi Arabistan ile ilişkileri korumak istediğini açıkladı.”
 
Merve Osman Suudi Arabistan ve müttefiklerinin Yemen’de işledikleri korkunç cinayetlere devam etmesi ve uluslararası toplumun bu cinayetleri nasıl durdurabileceği hakkında sorulan soruya şöyle yanıt verdi:
 
“Hastaneler, okullar, camiler, cenaze törenleri ve pazarlar Al-i Suud’un en büyük düşmanlarıdır. Suudi Arabistan 2015 yılı mart ayından şimdiye kadar Yemen’i karadan, denizden ve havadan kuşatma altına almış ve çeşitli hedeflere birçok saldırı düzenlemiştir. Eğer bu eylemlere savaş suçu denilmezse başka ne denilebilir ki? Suudi Arabistan’ın saldırıları Yemen’in altyapısını tahrip ve yok etmiş ve çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan 15 binden fazla sivilin canını almıştır. Şu an beslenme yetersizliği bebek ölümlerinin ana nedenidir. Kullanılan yasak silahlar nedeniyle sakat doğumlar da çok yaygın hale gelmiştir.
 
Yemen’deki bu saldırılar ve cinayetler sadece Al-i Suud rejiminin eliyle gerçekleşmemektedir. Al-i Suud’a silah satan bütün hükümetler ve hakkında savaş suçu iddialarda bulunmasına rağmen, Suudi Arabistan’a silah satımını şiddetle destekleyen ve açık bir şekilde savaş yanlıları ile ilişki kurmakta ısrar eden ve bu eylemlerini de İngiltere sokaklarında güvenlik sağlamak istiyoruz diye savunan David Cameron’dan, İngiltere’nin mevcut Başbakanı Theresa May’a kadar herkes, işlenen bu suçlara ve cinayetlere ve 22 aydır dökülen masum Yemenlilerin kanına ortaktır.
 
İngiltere Başbakanı açık bir şekilde onun için uluslararası hukuku ihlal eden işgalci rejimlere silah satmanın bir sorun olmadığını, çünkü Suudi Arabistan ile ilişkileri korumak istediğini açıkladı. Obama hükümeti de geçen 8 yıl boyunca Suudi Arabistan’a 115 milyar dolar silah satımı önerisinde bulundu. Yemen’de sivillerin öldürülmesi dünya güçleri için önemli değil gibi görünüyor.
 
Bana göre Yemen halkına karşı işlenen cinayetleri durdurmak için sadece iki yol var. İlk olarak, bu açık saldırı ve işgal karşısında bütün alanlarda Yemen direniş hareketini desteklemek, ikinci olarak ta bu koalisyon karşısında durmak için Yemen’in gerçek dostlarının seferber olması ve bu savaşı destekleyen ülkelere karşı yaptırım uygulamaktır.”
 
Osman kendisine yöneltilen, “Neden Arabistan hedefine ulaşamamasına rağmen, bu cinayetlere bir son vermek ve bu krizi barışçıl olarak çözmek istemiyor?” sorusunu şöyle yanıtladı:
 
“Suudiler bağımsız bir ülkeye karşı tek taraflı bir saldırı başlattılar ve en sofistike silahları kullanarak bu toprakları işgal etmek istediler. Suudiler bu zamana kadar 2 kez istifa eden Yemen’in eski Cumhurbaşkanı Abd Rabbuh Mansur Hadi’yi açık bir şekilde desteklediler. Suudiler para ve silahla zayıf bir hükümeti Aden’de iktidarda tutmak istiyorlar. Kuveyt’te Birleşmiş Milletler ’in arabuluculuğu ile gerçekleşen barış görüşmeleri belirli bir sonuca ulaşmadan durdu ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararının 2216. maddesi dikkate alındığında bu süreçte siyasi bir ilerleme kaydedilmesi de çok zayıf bir ihtimal.
 
Bu karar Mansur Hadi hükümetinin Sana’da yeniden iktidara geçmesini istiyor ama bu talep, Ensarullah koalisyonu ve Yemen’in eski Cumhurbaşkanı Abdullah Salih’i destekleyenler tarafından reddedilmektedir.”
 
Merve Osman batı haber kanallarının Yemen’deki insan hakları ihlalleri karşısındaki pasif tutumu ve tepkisizliği ve medyada Yemen’deki gelişmeler konusunda tam anlamıyla bir sansür uygulanması hakkında sorulan soruyu şöyle cevapladı:
 
“Eğer Suriye konusunda medyadaki haberlere dikkat edecek olursanız, Rusya ve Suriye’nin eylemlerini şiddetle eleştirirsiniz. Eğer Irak konusunda batı medyasında yer alan köşe yazılarına da bakacak olursanız, sadece Amerika’nın Irak’taki kahramanca eylemlerini görürsünüz ve Amerika’nın masum Iraklıların kanlarının dökülmesindeki rolüne dair hiçbir şey göremezsiniz.”
Paylaşım :
Mail Yazdır Yorum Yaz 0 Yorum
16-01-2017 07:35 - 176 Okunma
Caferider Web TV
Video Galeri
Foto Galeri
Yazarlar Tümü
Mehdi AKSU
EMEK VE HİZMETE KADİR ŞİNAS OLMAK!
İbrahim ŞEREN
RAMAZAN ÖZLE BULUŞMA AYIDIR
Av. Sinan Kılıç
İnnaLillahi ve İnnaİleyhiraciun
Şirali Bayat
GADİR-İ HUM OLAYININ TANITIMI VE ARAŞTIRMASI KİTABI
Kasım Alcan
Hiç olmazsa dünyanızda özgür kişiler olun
Celal Özer
Aşık ve Dünya Sevgisi
Abdullah Turan
İmam Mehdi'nin Dünyaya Geldiğini İtiraf Eden Ehl-i Sünnet Âlimleri
Seyyid Ahmedi Safi
Tüm Müslümanları ilgilendiren önemli sorun
Musa Ayaztekin
Muta Nikahı Nedir, Ne Değildir?
Çayan Uludağ
Mekteb-i Kerbela
Namık Kemal Zeybek
Osmanlı'da Alevi Katliamı
Hüseyin Çaça
Kerbela Hadisesi-1-
19-11-2017 | Ana Sayfa | Ana Sayfam Yap | Sitenize Ekleyin | Künye | Foto Galeri | Video Galeri | Yazarlar | İletişim | RSS
CaferiDer ® 2012  
Sitede bulunun içerikler ve analizler kaynak gösterilerek alıntılanabilir Tasarım & Yazılım : Network Yazılım