Ana Sayfa İç Gündem Ülke Gündemi Dünya Gündemi Kütüphane Etkinlik Kültür -Sanat- Bilim Haber - Analiz Caferider
Avrasya 2017'de sahneye çıktı!
2017 yılı ise yalnızca bu çatışma için değil bütün Batı Asya için bir dönüm noktası oldu.
Paylaşım :
Mail Yazdır Yorum Yaz 0 Yorum
01-01-2018 10:47 - 41 Okunma
Astana’da alınan insiyatif, Avrasya ittifakının embriyosu oldu. Birleşik Devletler, atılan adımlar karşısında paniğe kapıldı. 2017 yılında, Avrasya İttifakı’nın Batılı emperyalist güçler karşısındaki ilk zaferine tanıklık ettik
 
Bu yazıda, Avrasya’nın en güçlü ülkelerinden olan Rusya’daki 2017 yılı dış ve iç politika gelişmeleri konusunda genel bir bakış sunacağız. Aynı coğafyayı paylaştığımız ve işbirliğimizin giderek güçlendiği bu ülkenin politik durumu hepimizi ilgilendirmekte.
 
Özellikle ortak denizimiz Karadeniz’deki ve ittifak halinde mücadele ettiğimiz, Doğu Akdeniz’in kalesi, Suriye’deki gelişmeler hem ülkemiz hem de Rusya için hayati öneme sahiptir. Bu iki bölge Balkanlar’ın, Kafkasya’nın ve Orta Doğu’nun kilit noktalarıdır. Emperyal kapitalistlerin tüm güçleriyle bu noktalara saldırmalarının nedeni budur. Neyse ki, her iki noktada da Rusya’nın ve bölge ülkelerinin beklenmedik mukavemetiyle karşılaşmışlardır.
 
SURİYE İÇ SAVAŞI
 
Batılı güçlerin 2011’de Suriye’de başlattığı iç karışıklıklar 2015’te bu ülkeyi emperyalist dış müdaheleye hazır hale getirmişti. Yugoslavya, Libya ve Irak’ta olanların benzeri bir felaket, Şam hükümetiyle yapılan anlaşma sonrası, Rus askeri varlığının bölgeye konuşlanmasıyla son anda önlenmişti. Özellikle Birleşik Devletler donanmasının bölgede yaptığı manevralar yoluyla savrulan tehditler boşa çıkmış, Şam yönetimine karşı açıktan bir askeri harekat göze alınamamış ve savaş, bölgede toplanan silahlı gruplar eliyle sürdürülmeye devam etmişti. Aynı yıl Batılı güçlerin Türkiye’mizdeki kirli elleri harekete geçmiş ve bölgeye intikallerinin üstünden daha iki ay bile geçmeden bir Rus savaş uçağını düşürmüşler, böylelikle bölgedeki çıkarları için çok tehlikeli olan Avrasya dayanışmasının önünü kesebileceklerinin düşünmüşlerdi. Rusya burada soğuk kanlılığını önemli ölçüde korudu ve diplomasi kapısını bütünüyle kapatmadı. Vatan Partisi’nin burada oynadığı rolü sanırım hepimiz biliyoruz. Yürütülen diplomatik çabalar sonucunda 2016 yılının Ağustos ayında Türkiye Avrasya güçleriyle koordineli olarak Suriye’de askeri harekata başladı ve batı destekli silahlı gruplara doğrudan müdahele etti.
 
2017 yılı ise yalnızca bu çatışma için değil bütün Batı Asya için bir dönüm noktası oldu. Bu yılın ocak ayında Kazakistan’ın başkenti Astana’da bir araya gelerek insiyatif alan Türkiye, Rusya ve İran Suriye’de barışı geri getirmek için birlikte çalışma kararı aldı. Astana’da oluşturulan bu insiyatifin, gelecekte oluşabilecek Avrasya ittifakının embriyosu olduğunu söylemek mübala olmayacaktır. Bu oluşum öyle tesirli oldu ki, 2012 yılından beri sürdürülen Cenevre görüşmeleri hiçbir sonuç vermezken, o daha kurulduğu sene Suriye’deki iç savaşı bitme noktasına getirmeyi başardı. Birleşik Devletler, atılan isabetli adımlar karşısında adeta paniğe kapılmış, kaos ortamını sürdürüp zaman kazanabilmek için nisan ayında Suriye güçlerine denizden füze saldırısında bulunmuş, yine haziran ayında da bir Suriye jetini düşürmüştür. Bunlara rağmen Türkiye, Rusya ve İran, Suriye’de birlikte hareket etmeyi sürdürmüş. Nihayet aralık ayında Rusya, Suriye’deki askeri birliklerinin görevini başarıyla yerine getirdiğini ve operasyonun sonlandırılacağını dünyaya ilan etmiştir. Bir hava (Hmeimim) ve bir de deniz üssüyle (Tartus) Doğu Akdeniz’de var olacak ve Suriye’de yeniden yapılanma sürecinde Türkiye ve İran’la birlikte hareket etmeye devam edecektir. 2017 yılı, Avrasya İttifakı’nın batılı emperyalist güçler karşısındaki ilk zaferine tanıklık etmiştir.
 
UKRAYNA’DAKİ GERİLİM
 
Strateji uzmanları Karadeniz’de etkili olabilecek bir donanmaya ev sahipliği yapmak için uygun olabilecek yalnızca iki nokta olduğunu söylerler, bunlardan biri İstanbul diğeri ise Sivastopol’dur. Kırım’ın dolayısıyla Sivastopol’un 2014 senesinde Rusya’ya katılımıyla sağlanmak istenen Batılı emperyalist güçlerin Karadeniz’de hakimiyet kazanmasına engel olmaktır. Burada Rusya saldırgan olan değil savunmada olandır. Bilindiği üzere bu olaydan önce Ukrayna’da bir ayaklanma gerçekleşmiş, bu ülke Batılı güçlerin yoğun etkisi altına girmişti. Ana merkezi olan Sivastopol olan Rus Karadeniz donanmasının varlığı tehdit altındaydı. Eğer Rusya bu adımı atmasaydı, yakın bir gelecekte Karadeniz’i, ortak çıkarlarımızın bulunduğu Rusya’yla değil, ülkemizle üstü kapalı fakat çok şiddetli bir savaş yürüten batılı emperyal kapitalistlerle paylaşabilirdik. Putin birleşme referandumundan sonra yaptığı bir konuşmada, bunun bir hegemonyacılık değil aksine hegemonyaya karşı koyma olduğunu şu sözlerle ifade etmişti: “Kırım Rus’larındır ve şu anda da öyledir,Kırım Ukraynalı’larındır ve şu anda da öyledir, Kırım Tatarlarındır ve şu anda da öyledir, ama asla Banderacıların olamaz.” Bilindiği gibi Bandera, İkinci Dünya Savaşı’nda Nazi’lerin yanında savaşan Ukraynalı bir liderdir, ve 2013’teki ayaklanmanın sembol isimlerinden biri olmuştur.
 
Rusya’dan beklemedikleri bu hamle karşısında emperyal kapitalistler askeri anlamda bir cevap veremediler fakat ekonomik ve siyasi bir takım yaptırımlar uygulamaya başladılar. Kötüleşen ekonomi sayesinde Rus hükümetinin bir şekilde değişeceğini ve kontrol edebilecekleri bir hükümetin kurulabileceğini hesaplıyorlardı.
 
2017 yılı Rusya için bu anlamda da bir zafer yılı olmuştur. 2015’te 82 rubleyi aşan dolar endeksi, geçen zaman içinde verilen mücadele sayesinde günümüzde 50-60 ruble civarına kadar indirilebilmiştir. Rus ekonomisinin belkemiği olan doğal gaz için yeni pazarlar bulunmuş, Yakutistan’ı Asya-Pasifik ülkelerine bağlayacak olan boru hattı için çalışmalar başlamıştır. Ayrıca Türk akımı da gündemin önemli konularındandır. Rusya’ya uygulanan ambargo, bu ülkeden çok ona ihracat yapan Avrupa tarım sektörünü vurmuştur. Daha önce bir çok ürünü buralardan karşılayan Rusya, 2017 yılına gelindiğinde bunları ya kendi üretebilir hale gelmiş ya da alternatif kaynaklar bulmuştur. Kırım’ı Rusya’ya doğrudan bağlayacak olan Kırım köprüsünün otomobiller için olan kısmı bu sene içinde tamamlanmıştır, demir yolu için olan kısmının inşası sürmektedir. Ekonomik mücadelenin savunma alanında bir zayıflık yaratmaması için azami gayret sarfedilmektedir. Altıncı nesil savaş uçağı SU-57’nin test uçuşları sürmektedir, SU-34 cephe bombardıman uçaklarının ikinci partisi bu yılın ekim ayında Rus Hava ve Uzay Kuvvetlerine teslim edilmiştir. NATO’nun Avrupa’da kuruyor olduğu füze savunma şemsiyesini etkisiz hale getirmek için füzelerin üretimleri ve konuşlandırılmaları haberleri Rus basınında sürekli yer almaktadır. Emperyal kapitalistlerin mahvedemeyen yumruğu Rusya’yı güçlendirmiştir.
 
2018’in Mart ayında yapılacak seçimler için hazırlıklar sürmektedir. Bu seçimlerde Vladimir Putin’e karşı ciddi bir rakip çıkması beklenmemektedir. Ciddi bir oy potansiyeli olan tek farklı aday, batı destekli Aleksey Navalnıy’ın ( Putin’in son basın toplantısında Gürcü lider Saakaşvili’ye benzettiği) seçimlere katılımı 2011 yılında aldığı 4 yıllık ceza sebebiyle reddedilmiştir. Görünen o ki yakın bir gelecekte Rus dış politikasında önemli bir değişiklik beklenmemelidir.
Paylaşım :
Mail Yazdır Yorum Yaz 0 Yorum
01-01-2018 10:47 - 41 Okunma
Caferider Web TV
Video Galeri
Foto Galeri
Yazarlar Tümü
Mehdi AKSU
SALAT: DUA MI NAMAZ MI?
İbrahim ŞEREN
RAMAZAN ÖZLE BULUŞMA AYIDIR
Av. Sinan Kılıç
İnnaLillahi ve İnnaİleyhiraciun
Şirali Bayat
GADİR-İ HUM OLAYININ TANITIMI VE ARAŞTIRMASI KİTABI
Abdullah Turan
İmam Mehdi'nin Dünyaya Geldiğini İtiraf Eden Ehl-i Sünnet Âlimleri
Hamit Turan
ŞÎR-İ FIZZA
Kasım Alcan
Hiç olmazsa dünyanızda özgür kişiler olun
Celal Özer
Aşık ve Dünya Sevgisi
Orhan Kiverlioğlu
Biz büyük devlet iken
Seyyid Ahmedi Safi
Tüm Müslümanları ilgilendiren önemli sorun
Musa Ayaztekin
Muta Nikahı Nedir, Ne Değildir?
Çayan Uludağ
Mekteb-i Kerbela
Namık Kemal Zeybek
Osmanlı'da Alevi Katliamı
Hüseyin Çaça
Kerbela Hadisesi-1-
22-01-2018 | Ana Sayfa | Ana Sayfam Yap | Sitenize Ekleyin | Künye | Foto Galeri | Video Galeri | Yazarlar | İletişim | RSS
CaferiDer ® 2012  
Sitede bulunun içerikler ve analizler kaynak gösterilerek alıntılanabilir Tasarım & Yazılım : Network Yazılım