Ana Sayfa İç Gündem Ülke Gündemi Dünya Gündemi Kütüphane Etkinlik Kültür -Sanat- Bilim Haber - Analiz Caferider
Türkiye ile İran’ın İşbirliği Öteden Beri Batı’nın Korkulu Rüyası
Türkiye, Rusya ve İran bir araya geldi, Suriye’de barışın kapısını araladı.
Paylaşım :
Mail Yazdır Yorum Yaz 0 Yorum
09-02-2017 12:10 - 63 Okunma
Suriye lideri Esad da Astana görüşmelerini desteklediğini açıkladı.
 
Avrasya güçlerinin bölgede bir araya gelip, Asya kalesinin kapısını Batı emperyalizmine kilitleme girişimi doğal olarak Atlantik cephesini kızdırdı.
 
Stajyer diktatör Trump, ilk hedefini İran olarak açıkladı.
 
Yeni ABD yönetimi, aklı sıra, Rusya ve Türkiye’yi, İran’dan soyutlayacak, Çin’i de aynı şekilde yalnız bırakacak.  
 
Moskova-Ankara-Tahran işbirliğine karşı Atlantik cephesi işbirlikçileri de harekete geçti.
 
“Rusya ve İran, Türkiye’nin altını oyuyor”, “İran’a Dikkat!”, “İran’da Muhafazakarlar Baskın çıkıyor” türünden haberler, yazılar görmeye başladık.
 
ABD’nin derin think tankı Stratfor, Türkiye ile Suudi Arabistan’ın İran düşmanlığı konusunda anlaştığını ileri sürüyor.
 
Stratfor’a göre, Ankara’da bir araya gelen iki ülke dışişleri bakanları “İran düşmanlığı” konusunda uzlaşmaya varmış!
 
Yerseniz. 
 
POMPEO’NUN GELİŞİ
 
15 Temmuz sonrası Türkiye ve İran’ı, “faşist İslamcı diktatörlükler” olarak niteleyen Mike Pompeo, şimdi CIA Başkanı olarak Türkiye’ye geliyor.
 
ABD ve İsrail’in desteklediği FETÖ’cüler, hatırlayın MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı da “İran’ın adamı” diye denizaşırı patronlarına şikayet ediyorlardı.
 
Türkiye ile İran’ın işbirliği öteden beri Batı’nın korkulu rüyası.
 
Nasıl ki PKK’lar PYD’ler Türkiye’ye (PJAK da İran’a) karşı destekleniyorsa, El Kaide’ler, Nusralar, IŞİD’ler de İran’a (ve Türkiye’ye) karşı Batılı mahfillerce besleniyor.
 
Neden?
 
İsrail’in ve “ikinci İsrail” Barzanistan’ın güvenliği için.
 
Çünkü;
 
1-İran’ın Ortadoğu’da belirleyici bir güç olmasını istemiyorlar.
 
2-Nükleer güç sahibi olarak dokunulmazlık kazanmasından çok korkuyorlar.
 
Türkiye gibi, bölgenin Rusya ile birlikte üçüncü köklü devletinin İran ile işbirliği yapması hele, ödlerini patlatıyor.
 
Bakın hatırlayın; Yalçın Küçük hocanın döne döne İsrail’in gazetesi dediği Hürriyet, Türk medyasının amiral gemisi iken sürekli İran’ın Türkiye’deki irticai faaliyetleri desteklediği edebiyatını yapardı.
 
Hatta 28 Şubat döneminde İran Büyükelçisi bu yüzden sınır dışı edilmişti.
 
Uğur Mumcu suikastını dahi, İran’ın üzerine yıkmaya çalıştılar.
 
Oysa bugün görüyoruz ki, İran’ın Türkiye’ye ihraç edeceği bir “İslamcılık” yok.
 
Hatta aksine, Suriye’de gördük, Türkiye ile İran yine aynı Batılı mahfiller ve suç ortaklarınca mezhep üzerinden karşı karşıya getirilmeye çalışıldı.
 
Çünkü, “Onlar Şii, biz Sünni idik!”
 
Batı emperyalizminin bizim bölgemizdeki hedefi, İsrail’in şubesi bir Kürdistan kurmak ve bu esnada da İran, Türkiye, Suriye ve Irak’ı parçalamaktır.
 
Trump da bu programa uymakta.
 
Tek farkı belki IŞİD ve dinci terörle mücadele ve Ortadoğu’ya bulaşmama vaadi.
 
Ben bu vaadin de yerine geleceğine kuşkuyla bakıyorum.
 
Ancak Trump’ın İran’ı Rusya’ya rağmen “halletme” niyeti çok çabuk sırıttı.
 
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, İran’ı ‘bir numaralı terörist devlet’ olarak niteleyen ABD Başkanı Donald Trump’la aynı görüşte olmadıklarını söyledi.
 
Trump, İran’ı ‘bir numaralı terörist devlet’ olarak nitelemiş ve önceki ABD yönetiminin Tahran’la imzaladığı nükleer anlaşmayı “Hayatımda imzalandığını gördüğüm en kötü anlaşma” diye eleştirmişti.
 
Nükleer silahsızlanma konusunda Rusya’nın en önde gelen diplomatlarından olan Mihail Ulyanov, Trump’ın bu tavrının “Uluslararası Toplum için büyük bir fiyasko”ya yol açabileceği uyarısını yaptı.
 
RAKKA TUZAĞI
 
ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, Rakka’yı terör örgütü IŞİD’den geri almak için yapılacak operasyonlarda Türkiye ile hareket edilmesi gerektiğini söyledi.
 
Jeffrey, Senato Dış İlişkiler Komitesinde düzenlenen “IŞİD’i yenme planı: Temel kararlar ve değerlendirmeler” başlıklı oturumda senatörlerin sorularını cevapladı.
 
Jeffrey, bölgedeki en büyük tehlikeyi IŞİD olarak tanımladı ve fakat, İran ve Rusya’nın bölgedeki hareketlerinde ABD’nin çıkarlarını eşit ölçüde tehlikeye soktukları gerekçesiyle tehlike oluşturduklarını belirtti.
 
Yani Jeffrey’ye göre, İran ve Rusya, en az IŞİD kadar düşman.
 
Jeffrey, Türkiye’nin, terör örgütü PKK’nın Suriye uzantısı YPG’ye ABD’nin verdiği desteğin uzun vadeli hedeflerini anlaması gerektiğini belirterek, “Bölgede yeni ve eski ilişkilerimizi koruyarak İran’ın bölgesel hedeflerine ve Rusya’nın varlığına karşı durmalıyız.” diye konuştu.
 
Açık söylüyor, “Kürdistan’ı kurarken, İran ve Rusya’yı Türkiye’den uzak tutmalıyız” diyor.
 
Jeffrey ayrıca, terör örgütü YPG’nin öncülüğünü yaptığı Suriyeli Demokratik Güçlerine (SDG) ağır silah verilmesi gerektiğini de söylüyor.
 
Zaten Trump da onlara zırhlı araçları göstere göstere yollamadı mı?
 
Jeffrey’ye göre biz o kadar safız ki, hem Rakka yolunda ABD için öleceğiz, hem de ABD’nin YPG’ye verdiği desteği öylece kabulleneceğiz, üzerine bir de İran ile düşman olacağız.
 
TÜRKİYE BİR IRAK DEĞİLDİR
 
Bunlar bizi Saddam Hüseyin’in 1980’lerdeki Irak’ıyla karıştırıyor olmalı.
 
ABD ve İsrail adına 8 sene boş yere İran ile savaşmıştı.
 
İsrail, Suudi Arabistan, İngiltere ve ABD, İran’ın düşmanı olabilir.
 
Aralarında düşmanlık üzerine anlaşma da yapabilir.
 
Ama bizim bu taraklarda bezimiz yok ve olmamalı.
 
Türkiye, İran ve Rusya dünya barışına hizmet ediyor, Suriye’deki yangını dindirmeye çalışıyor.
 
Astana bunun en somut örneği.
 
Ve Türk diplomasisi için de uzun süren bir kış sonrası en büyük zaferdir.
 
Bakınız, İran’ın avukatı değilim, vatansever bir Türk vatandaşıyım.
 
Komşu komşunun külüne muhtaçtır.
 
Bizim komşularımızla artık iyi geçinme zamanımız geldi.
 
Çünkü komşudaki yangın mutlaka diğer komşuyu da yakıyor.
 
Aramıza nifak sokacak odaklar belli.
 
Avrasya Birliği, Batı Asya Birliği, Şanghay İşbirliği Örgütü…
 
Türkiye’nin geleceği buralardadır.
 
NATO, AB, İKÖ filan artık hikaye olmuştur.
 
Trump da bunun en somut ispatıdır.
 
İran’ın Ruhani lideri Hamaney, ülkesini bir numaralı terörist olarak niteleyen Trump’a “gerçek yüzünü gösterdiği için müteşekkir” oldukları yanıtını vermiş.
 
Amerikan Associated Press ajansı, Hamaney’in tepkisini, “İran lideri acemi Trump ile alay etti” başlığıyla vermiş.
 
Amerikan basını bile bu başlığı atıyorsa, dünyada bazı şeyler değişmiş demektir!
Paylaşım :
Mail Yazdır Yorum Yaz 0 Yorum
09-02-2017 12:10 - 63 Okunma
Caferider Web TV
Video Galeri
Foto Galeri
Yazarlar Tümü
Mehdi AKSU
EMEK VE HİZMETE KADİR ŞİNAS OLMAK!
İbrahim ŞEREN
RAMAZAN ÖZLE BULUŞMA AYIDIR
Av. Sinan Kılıç
İnnaLillahi ve İnnaİleyhiraciun
Şirali Bayat
GADİR-İ HUM OLAYININ TANITIMI VE ARAŞTIRMASI KİTABI
Kasım Alcan
Hiç olmazsa dünyanızda özgür kişiler olun
Celal Özer
Aşık ve Dünya Sevgisi
Abdullah Turan
İmam Mehdi'nin Dünyaya Geldiğini İtiraf Eden Ehl-i Sünnet Âlimleri
Seyyid Ahmedi Safi
Tüm Müslümanları ilgilendiren önemli sorun
Musa Ayaztekin
Muta Nikahı Nedir, Ne Değildir?
Çayan Uludağ
Mekteb-i Kerbela
Namık Kemal Zeybek
Osmanlı'da Alevi Katliamı
Hüseyin Çaça
Kerbela Hadisesi-1-
18-11-2017 | Ana Sayfa | Ana Sayfam Yap | Sitenize Ekleyin | Künye | Foto Galeri | Video Galeri | Yazarlar | İletişim | RSS
CaferiDer ® 2012  
Sitede bulunun içerikler ve analizler kaynak gösterilerek alıntılanabilir Tasarım & Yazılım : Network Yazılım