Ana Sayfa İç Gündem Ülke Gündemi Dünya Gündemi Kütüphane Etkinlik Kültür -Sanat- Bilim Haber - Analiz Caferider
Savaşın uzamasını istiyorlar
Kasım Alcan

ABD Başkanı Barack Obama Mart ayındaki Ortadoğu gezisi sırasında Amerika’nın geleceğe yönelik bölgedeki stratejisi konusunda açıklamalar yapacağım diyerek ekledi; İsrail’le ABD ilişkileri en üst seviyeye çıkarılacak.  Bu mesaj ABD ve AB’nin kendi emellerine yönelik Ortadoğu’da yaşanan açmazların seyri konusunda somut adımların atılacağını ifade ediyor.

Suriye üzerinden yürütülen her yönüyle kirli ve maksatlı bir savaşın kimin lehine ve kimin aleyhine işleyeceği konusunda kısa vadede bir netice almak için herkes elinden gelen kozu oynuyor. Bu kirli savaşın nedenini başından beri bilenler bu mücadeledeki konumunu sarsılmadan korurken, karşıt cephe de  bu durumdan zaferle çıkmak için yeni kartlar ileri sürüyor. Aslında her iki cephe de bu durumu bir ölüm kalım meselesi olarak görüyor.

İran’ın Suriye’ye yapılan saldırıyı İran’a yapmış sayarız açıklamasının ardından, İsrail ABD’nin de onayıyla Suriye Bilim Araştırma Merkezine Hizbullah’a kimyasal silah gidiyor bahanesiyle hava operasyonu düzenledi. Hemen ardından Bulgaristan’ın Burgaz bölgesinde İsrailli turistlerin içinde bulunduğu otobüse düzenlenen saldırıdan Hizbullah’ı sorumlu tutması yeni gelişmelerin habercisi.

Geçen hafta Washington’un 1995 yılından bu yana Hizbullah’ı terör örgütü olarak tanıdığını anımsatan ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, AB’den de bunu istedi. Aynı şekilde İsrail ve Kanada’nın da baskısı sürüyor.

Suudi Arabistan ve Katar’ın başını çektiği ittifak, ABD ve AB’nin İran ve Hizbullah’a karşı yürüttüğü bir savaş olduğu ve bu savaşı kendi lehlerine sonuçlandırmak için oyunun son perdesini sahnelemeye hazırlanıyor. Suriye’deki krizin uzamasını özellikle isteyen ABD ve Batı İran’la Türkiye’yi daha çok karşı karşıya getirmek, Suriye konusundaki tavrından dolayı dünya kamuoyu nezdinde İran ve Hizbullah’a yönelik baskı ve müdahalelere de böylece zemin hazırlıyor. Nitekim Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı İran'ın nükleer bobma yapmaya çalıştığını gündeme getirdi. İsrail ve ABD'nin sözlerini aynen tekrar etti.

Batı basınında bu noktaya işaretle şöyle deniyor: “Lübnan’da Hizbullah üzerindeki baskı artıyor, Suriye iç savaşında İran ile birlikte Esad’ı destekleyen Hizbullah büyük oranda destek yitiriyor.” Batı böyle istiyor. Çünkü yarın Hizbullah’a yönelik bir İsrail saldırısı onlara göre meşru ve destek gören haklı bir gerekçe oluşturacak. Sen misin Esad’ı destekleyen diyecek kıvama getirmek istiyorlar. Bu savaşın uzamasını istiyorlar Suriye'i her yönüyle güçsüz düşürmek bölgede etnik ve mezhep temelli ayrışmayı derinleştirmek, bölge ülkelerini özellikle İran ve Türkiye'yi birbirine düşürmek ve böylece artık müdehaleden başka çare yoktur dedirtmeye çabalıyorlar.

Onlara göre yürütülen bu kirli savaşın karşısında duranlar zalimden yana, yanında duranlar ise demokrasi ve mazlumdan yana.  Dünya kamuoyu da uluslar arası medya baronlarının eliyle bu şekilde yanıltılıyor. Çin ve Rusya’nın tutumu farklı perspektiften değerlendirilirken, İran üzerinden Suriye konusunda bir mezhep siyaseti körükleniyor.

Sonuçta Suriye her anlamda talan edilerek yok ediliyor, Müslüman Müslümanı öldürüyor.. Bundan karlı çıkanlar ise bu kirli savaşı bin bir hile ve desiseyle sürdüren Emperyalist ve Siyonistler oluyor.

***

Batı ve Arap partnerleri Suriye’ye radikal güçlerin sızmalarına bilerek onay verdiler. Şimdi de radikal el Kaide ve diğer taşeron güçler hem Batı’yı hem de Arap müttefiklerini kendi çıkarlarına kullanıyorlar. Bu güçler kendi çıkarlarını düşünerek şimdilik hükümet birlikleri ile en aktif savaş içindeler. Ve onların amaçları Avrupa ve Arap hamilerinin planlarına her zaman uygun gelmiyor olabilir ancak butür kirli savaşlar onlar için zengin olma aracı olarak ta kullanılıyor. Zaten pek çok isyancılar ve onların komutanları, Suriye’de kolayca elde edilen para ve kolay ganimeti tattılar. Onlar her ne  şekilde olursa olsun barışın olmasını artık istemiyorlar. Esad mı galip gelecek , yoksa bu savaşı yeyleyenler mi onlar için değişmez. Suriye’de barışa ulaşılsa dahi onlar yine de savaş yapmaya gidecekler.  Ama nereye?

Paylaşım :
Mail Yazdır Yorum Yaz 0 Yorum
14-02-2013 12:09 - 1066 Okunma
Kasım Alcan yazarın diğer yazıları [ Tümü ]
Hiç olmazsa dünyanızda özgür kişiler olun 11-06-2014 tarihinde eklendi
Özgür İslami Medya 02-06-2014 tarihinde eklendi
Küfre hizmet eden, Kutsal Cihad 06-05-2014 tarihinde eklendi
İmam Hasan Askeri'nin (as) Mektubu 09-01-2014 tarihinde eklendi
Selam olsun Şah-ı Şehidan İmam Hüseyin'e (as) 04-11-2013 tarihinde eklendi
BOP'un bize karşı açtığı bu savaş "Bizim Savaşımızdır" 09-09-2013 tarihinde eklendi
Kardavi ve Türkiye'de Vahabi Tehlikesi 04-09-2013 tarihinde eklendi
Sırtını zalimlere dayayıp demokrasi çağrısı yapanlar 14-08-2013 tarihinde eklendi
İslam 'cı' lar size ne oldu? 30-05-2013 tarihinde eklendi
Seni yakacağız mesajı!! 02-05-2013 tarihinde eklendi
Caferider Web TV
Video Galeri
Foto Galeri
Yazarlar Tümü
Mehdi AKSU
EMEK VE HİZMETE KADİR ŞİNAS OLMAK!
İbrahim ŞEREN
RAMAZAN ÖZLE BULUŞMA AYIDIR
Av. Sinan Kılıç
İnnaLillahi ve İnnaİleyhiraciun
Şirali Bayat
GADİR-İ HUM OLAYININ TANITIMI VE ARAŞTIRMASI KİTABI
Kasım Alcan
Hiç olmazsa dünyanızda özgür kişiler olun
Celal Özer
Aşık ve Dünya Sevgisi
Abdullah Turan
İmam Mehdi'nin Dünyaya Geldiğini İtiraf Eden Ehl-i Sünnet Âlimleri
Seyyid Ahmedi Safi
Tüm Müslümanları ilgilendiren önemli sorun
Musa Ayaztekin
Muta Nikahı Nedir, Ne Değildir?
Çayan Uludağ
Mekteb-i Kerbela
Namık Kemal Zeybek
Osmanlı'da Alevi Katliamı
Hüseyin Çaça
Kerbela Hadisesi-1-
22-11-2017 | Ana Sayfa | Ana Sayfam Yap | Sitenize Ekleyin | Künye | Foto Galeri | Video Galeri | Yazarlar | İletişim | RSS
CaferiDer ® 2012  
Sitede bulunun içerikler ve analizler kaynak gösterilerek alıntılanabilir Tasarım & Yazılım : Network Yazılım